Aşkla Yaşamak…

Hayallerimiz, tutkularımız, amaçlarımız; kısaca hayatımız…
Bazen çok keyifli,
Bazen bizi zorlayan,
Bazen de çok sürprizlerle dolu hayatımız…
Her gün hayatımızı “güzel kılmak” için uğraşıyoruz.
Yeni insanlar, yeni yerler keşfediyoruz.
İşler yapıyoruz, bir şeyler üretiyoruz, sevdiklerimizle, dostlarımızla paylaşıyoruz.
Tüm bu “hayatı güzel kılma” çabalarının gerçekleşmesinin bir tek koşulu vardır.
“Aşk” la yapmak, aşkla yapabilmek…
Evet…
Aşkla yapmak, hayatı aşkla yaşamak.
Ne yapılırsa yapılsın, içinde “aşk” varsa, bilinmeli ki o işin tüm paydaşları mutludur.
İçine “aşk” katılmadan yapılan ne varsa, orada bir “negatif” durum vardır.
O nedenledir ki insan hayatını “aşk” la inşa etmelidir.
Aşkla inşa edilen hayat, hayata her gün yeniden başlamanın tılsımıdır…
Zira aşk, her seferinde kaybolup yeniden var olmaktır.
Bir yumurtayı bile aşkla kırmak,
Bir satır yazıyı bile aşkla yazmak,
Bir ekmeği bile aşkla paylaşmak,
Ya da bir aşkı “aşkla yaşamak” yeniden var olmaktır.
Her gün yeniden doğan beden biriktirmez.
Her gün yeniden doğan ruh biriktirmez.
Bugünün tüm olumsuzlukları, içimizi karartan gelişmelerinin içinde “ışık” görmek istiyorsak, aşkı yeniden keşfetmemiz ve hayatımızın içine almamız gerekiyor.
Yeter ki, aşka karşı da aşkla bakabilelim…
Bir önceki yazı Geri Bildirim…


