Beyaz…

Beyaz…

Beyazlık,

Beyazlatma,

Beyazlaşma,

Beyazımtırak,

Bembeyaz,

Süt beyaz,

Kar beyaz,

Beyaz, beyaz, beyaz…

Bütün atmosferiniz beyaz olduğunda, beyaza dair ne varsa aklınıza düşüyor ve beyaz ile hayat arasında gidip geliyoruz.

İnsan beyaza doğuyor, ya da bir görüşe göre “beyaz bir levha” olarak doğuyor.

Yönü, zamanı ve mekanı olmayan bir beyazlıktır bu.

Önce zamanı, sonra yön duygusunu ve sonrasında da mekanı inşa ediyor çevre.

Kendi irademiz ve duygularımız dışında, sınırları ve kuralları belirlenmiş bu dünya da, bu inşa edilmiş dünya ile mücadele ediyor.

Bir varlık olarak “birey” olabilmek için.

Sonra da;

Siyah,

Siyahlık,

Siyahlatma,

Siyahlaşma,

Siyahımtırak,

Simsiyah…

Keşke geldiği gibi beyaz olarak bu dünyada, insan kendi dünyasını inşa edebilse…

Mümkün müdür?…

En azından düşünmeli.

Bir önceki yazı Tek Başına Kalmak

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

Kötümserlik/ İyimserlik…

Hayat ile bağlarımızı, gevşetip sıklaştıran ‘yaşam sevinci’ dir… İçinde yaşadığımız dünyada, yaşam sevincimizi, iyimser bakışımızı çoğaltacak çok şey var. Bazen bunların farkına varıyoruz, bazen de yanı başımızda olmasına karşın, farkında…

Devamını okuyun

Temkinli İyimserlik…

Şimdiki zamanlarda en çok ihtiyaç duyduğumuz davranış biçimi; “temkinli iyimserlik” olsa gerek… Hem dünya, hem de özellikle güzel ülkemiz, ülkelerin onlarca, hatta bazen yüzlerce yılda yaşayacaklarını, “bir yıl” gibi bir…

Devamını okuyun

…Ve Perde

Sahne sanatçıları için tılsımlı sözcük ‘ve perde’dir… Uzun çabaların, tatlı acıların, uykusuz gecelerin bitip, emeklerin karşılığını bulacağı zamanlardır ‘ve perde’ denilen zamanlar. Tatlı bir heyecan basar, perdenin kapalı olup, oyuncuların…

Devamını okuyun