“Bilmiyorum”

Sıradanlığından dolayı, kullanırken çok özen gösterilmeyen birçok sözcük, anlam bakımından, “tahterevalli”de oturmaya benzer.
Kullanım yerine ve biçimine göre; ya dibe indirir ya da zirveye çıkarır.
Bu yüzden “lafı tartarak konuş” cümlesinin karşılığı önemlidir.
“Bilmiyorum” da, anlamı ve sonuçları bakımından bu sözcüklerden biridir.
Bir tarafıyla “hayat” karşısındaki kayıtsızlığın temsili iken, diğer taraftan ise “erdem”li olmanın karşılığıdır.
Özellikle, üst yönetimlere gelmiş insanlar için bu sözcüğün kullanımı, “kader” belirler niteliktedir.
Zira üst yönetimlere gelmiş kişilerin “bilmiyorum” sözcüğünü kullanmaları karşısında, birçok kişinin; “madem bilmiyorsun, ne işin var orada” diye düşündüğü çok açıktır.
Böyle sorulara muhatap olmak istemeyen kişiler de, bir cümlelik bilgilerle her soruya cevap ararlar.
Bu davranışın derinlerinde, ağır bir güven sorunu vardır.
Kimseye inanmamak, kimseye güvenmemek ve en önemlisi “bilgi”nin farkında olmamak…
“Kader” ağlarını işte bu andan itibaren olumsuzluk olarak örmeye başlar.
Oysa; “bilmiyorum, ancak bunları bilen arkadaşlarımıza soralım” diyebilenler, ekip ruhu taşıyanlardır.
Kurumda yer alan her bir bireyin, kurumu oluşturan bilgi kütlesinin bir parçasına karşılık geldiğini benimsemek, “bilmiyorum” sözcüğünü rahat kullanabilmektir.
“Bilmiyorum, ama bunu bilenleri biliyorum…” demek, Tahterevalli’den keyif almanın anahtarıdır.
Bir önceki yazı “Cin’i Olmak“


