Çok Kalpli Olmak…

Çok Kalpli Olmak…

İnsan çok uzun yıllar boyunca, kanın sıcaklığından dolayı bedende dolaştığı bilgisine inanıyordu.

Antik dönemde erkek ve kadın bedenlerinin farklı iç sıcaklıklara sahip olduğu düşünülürdü.

Bilim insanı William Harvey, 17.yy.da bu bilginin yanlışlığını, kalbin, atar ve toplardamarların işlevini ortaya koymuştu. Bugün bize basit gibi gelen Harvey’in bilgileri, tıp dışında hem iktisadi alanda, hem de kent yapılandırmalarında yeni ufuklar açmıştır.

Harvey; “Kan kalbin sürekli atması sayesinde hareket eder, temizlenir ve bozulmaktan kurtulur” diyordu.

Bütün doğal organizmalarda sistem benzer şekilde çalışır.

İnsanların kurmuş olduğu tüm sistemlerde de benzer bir mantıktan yola çıkmak yararlıdır.

Çoğu sistem kurucu “beden metaforu”nu kullanmaktan çekinmez.

Kurulan organizmalarda “burası kalbi”, “burası beyni” tanımlamalarıyla karşılaşırız.

Böyle düşünmek ve uygulamak yararlıdır.

Ancak çoğunlukla göz ardı edilen, kanın tüm vücutta birleştirici bir vazife görmesi ve daha da önemlisi hareket etmesiyle temizlenmesidir.

Üretim alanlarının, bir organizma olarak, kanı “bilgisi”dir.

Sürekli pompalalanan ve temizlenen bilgi, üretim alanlarının sürekli “canlı” olmasını sağlar.

Bazı tesislere girildiğinde “garip bir ışıksızlık” ile karşılaşırız ve bir türlü tanımlayamayız.

Aslında kendimize bile söylemekten çekindiğimiz, o tesisin gözlerindeki ferin yok olduğudur.

Temizlenmiş canlı bilgi pompalanmayan her organizma, ayakta olsa da, yaşamsal özelliklerini kaybetmeye başlamış demektir.

Günümüzde her sabah, yeni bilgilere uyanıyoruz.

Bu bilgileri özümseyerek sisteme dahil etmek, büyük sistemlerde sadece bir merkezden gerçekleştirilemeyecek kadar zordur.

Onun içindir ki büyük organizmalarda her uzuv, aynı zamanda “bir tür kalp” vazifesi görür.

Üretim alanlarını, “aynı kanı temizleyen” çok kalpli hale getirmek, gözlerdeki canlılığının daim olmasını sağlar.

Bir önceki yazı “Kader Anı“

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

Kariyer ve Duygusal Sermaye…

Hayat “başlangıçlar”ın toplamıdır demek ne kadar doğrudur bilinmez, lakin her insanın yaşamında birçok başlangıç vardır. Okula başlarız, bir başlangıçtır. Aşık oluruz, bir başlangıçtır. İş hayatına başlarız, bir başlangıçtır. Her başlangıç…

Devamını okuyun

Geleceğe Taşıyan Işık…

Herhangi bir konu hakkında görüşlerini bildirmek için bir araya gelmiş insanlarla karşılaştığımda, ilk önce o insanların gözlerine bakarım; ışık var mı, yok mu? Katılımcıların bu bir araya gelmeyi angarya olarak…

Devamını okuyun

Yazı Tura Atmak…

Her insanın hayatında yazı tura attığı bir konu mutlaka vardır. Ya kararsızlık anında, ya da yenişilemeyen bir oyun sonunda bir para, havada dönmüş ve yere düşmüştür. Çoğu zaman bu yazı…

Devamını okuyun