Fermuar…

Fermuar…

Fermuar; insanın giyim konusundaki en önemli ve faydalı “mekanik icat”larından biri sayılabilir.

Tüm yaşamımız boyunca neredeyse yüzbinlerce kere açıp kapadığımız fermuar kullanmak özen ister.

Bu özen dikişinden başlayıp, her açıp kapamada kendini gösterir.

Özen gösterilmeden kullanılan her fermuar bir “çile” olabilir.

İnsan, ne zaman ki bu kullanımı doğal bir davranış haline getirir; o zaman fermuar ile insan arasındaki ilişki, bombacı ile onu takip eden arasındaki o büyük paradoksal travmaya dönüşebilir.

Üretim alanları da fermuar kullanmak gibidir.

Sistemin işleyişi, insanların zihinlerinde “doğal”mış gibi bir düşünceye dönüştüğünde, “problemler kapıdan içeri” girmeye başlar.

Çoğu sistemin problem yaşamasının altında “doğallaştırılma” çabaları yatar.

İnsan her sabah kalkıp aynanın karşısına geçtiğinde, aynada gördüğü imaja, sanki ilk defa görüyormuş gibi bakabilmeli.

Böyle bir bakış geliştirebilen her zihin, hayatı “doğallaştırma”nın dışına taşır.

Ve yine bu zihin, gelecek üzerine tasarım yapabilen zihindir.

Zira gelecek üzerine tasarım, kendine bile “şüphe” ile bakabilenler tarafından gerçekleştirilebilir.

Zordur… Ancak yapılması, ya da en azından bu çabanın içinde olunması gerekir.

İnsan doğası gereği “doğallaştırma”ya yatkındır. Hatta böyle davranışlar övgü bile alır.

Oysa insanın ürettikleri; “doğal” değil “kültürel”dir ve bunlar birbirlerine dönüştürülemez.

Üretime dair ne varsa, onları “doğal” ya da “içgüdüsel” hale getirmeye çalışmak, “pandora’nın kutusu”nun kilidi ile oynamak anlamına gelir. Bir kilit ile çok oynanırsa, bir gün açılabilir.

Fermuar hayatımızda farkında olmasak da çok önemli yer tutar.

İnsan, neredeyse her gününe onunla başlar. Fermuara bakıp, bunun insan yapımı bir nesne olduğunu düşünmek, bir parçası haline geldiğimiz sistemleri geliştirmeyi sağlayabilir.

Fermuarı iyi kullanan, hem de “iyi fermuar kullanma” bilincini, yanındakilerde gelişmesini sağlayan kişi, iyi yöneticidir.

Fermuar faydalıdır… Yine de onu doğal bir şeymiş gibi kullanmamak önemlidir.

Bunu en iyi vücudumuzun bir parçası fermuar dişlerinin arasına sıkıştığında anlarız.

Hele üretim alanlarının “sıkışmaları”, büyük sıkıntıdır…

Bir önceki yazı  “Curiosity: Merak“

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

Gençlerle Tasarlamak…

Milano benim için özel bir şehir… Yurt dışında ilk gördüğüm şehir, ilk gezdiğim fuar ve ilk makine alışım… 19 yaşındaydım. Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına karşın dün gibi hatırlıyorum. Uzaya…

Devamını okuyun

BÜYÜMEK İÇİN BÜYÜMEK…

Son günlerde Edwin Abbey’in bir cümlesi zihnimde dolanıp duruyor; “Büyümek için büyümek, bir kanser hücresinin ideolojisidir.” Günümüzde ölçekler genellikle büyüklük üzerinden anlatılıyor. Sürekli büyüme isteği konuşmaların ana eksenini oluşturuyor. Giderek…

Devamını okuyun

DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ…

Üretim ve onunla iç içe girmiş olan ticaret dünyasının bugününe baktığımızda, stabil, düz bir çizgi özelliği taşımadığı, aksine aynı anda hem karmaşık hem de doğrusal özelliklere sahip olduğunu görüyoruz. İlginç…

Devamını okuyun