Kadın…

Kadın…

Değer üretme sevdasında olan her insan üretir. Bu değer bazen bir ürün olur bazen bir hizmet ve bazen de bir sanat eseri. Bu değerlerin toplamı, bugün uygarlık dediğimiz, o “büyülü fener”in ışığını çoğaltan enerji kaynaklarıdır.

İnsanoğlunun bugünlere gelen serüveninde kadınıyla erkeğiyle her bir bireyi şüphesiz ki bir değer üretmiştir.

Ancak kadınlar, erkeklerle birlikte ürettikleri değerin yanı sıra bir de ayrıca

[+] değer üretmişlerdir.

Bu [+] değer, üretim terminolojisinin çok ötesinde anlamlar taşıyan pozitif değerler dizgesidir.

[+] değer; akılcıdır… Dahil olduğu her durumu olumlu olarak geliştirir.

[+] değer; nettir… Hayatın muğlak dehlizlerini ışığı ile aydınlatarak, berraklaştırır.

[+] değer; dönüştürür… Bulunduğu her ortamı daha yaşanılır kılar.

[+] değer; düzen kurar… Özellikle erkek yoğun ortamların düzensizliğini ters yüz eder.

[+] değer; üretkendir… Doğasının ona vermiş olduğu yetiyi, bulunduğu ortamlarda bir değer olarak cömertçe ortaya koyar.

Bütün bunları uzun iş yaşamım boyunca yaşayarak gözlemledim. Kadınların [+] değerleri, bizi hep ilerilere taşıdı…

Bugüne kadar, neyi başardı isek kadın ve erkek birlikte başardık… Ancak “birlikte başarmak” dediğimizde, bunun [+] değerini kadınlar oluşturdu.

Tarih bize şunu gösteriyor; büyük dönüşümlerin bazen açık bazen örtük dinamiği kadınlar olmuştur. Ve bugün dünyayı yine kadınların ürettiği [+] değer güzelleştirecek…

Bir önceki yazı Dijital DÖNÜŞÜM…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

Emek…

İnsan, avcı-toplayıcılıktan tarım toplumuna geçişle birlikte, yaşamı ve davranışları başka bir boyut kazanmıştı. O zamandan bu yana insan, aklını ve bedenini kullanmış, bir anlamda “doğal” boyuttan “kültürel” boyuta geçmişti. Bu…

Devamını okuyun

Yeni bir yılın ışıkları…

Aralık ayının sonlarına doğru, insanları yeni yılın heyecanı sarar. Aslında takvimdeki herhangi bir günden farkı olmayan o gün, yeni bir yılın başlangıcı olmasının yanı sıra, geçen bir yılın muhasebesinin yapılabilmesine…

Devamını okuyun

YAPA/BİLEN İNSAN…

Çocukluğumuzda en çok duyduğumuz deyişlerden biri “Çok okuyan mı, çok gezen mi bilir?” idi. Bu konuda sanki dünya iki kutba ayrılmıştı. Bir kesim, tabii ki çok okuyan çok bilir deyip…

Devamını okuyun