Kendini Aşmak…

“İşini çok iyi yapan bir insan”
“Çok ahlaklı bir insan”,
“Çok erdemli bir insan”,
“Çok kanaatkar”…
İçinde yaşadığımız dönem; her insanda olması gereken bu özellikleri, “ayrıcalık” haline getiriyor.
Bu; modern zamanların getirdiği “toplumsal bir hastalık” olarak, çoğu insanın ruhuna yerleşmiş durumda.
Bugün birçok insan, yarışmadan değil, sonucundan mutlu ya da mutsuz oluyor.
Kazandıysanız mutlu, kaybettiyseniz mutsuz…
Yarışta olmanın bizatihi kendisinden bir haz almak imkansız hale getirilmiş…
İçinde yaşadığımız zamanların insanı getirdiği bu nokta, bir toplumsal histeriye dönüşmüş durumda.
Kimse “yaşamına dair”, “yaptığı işe dair” mutlu değil.
Kimse kendi yaşamının öznelliği üzerinden hayatını kurgulamıyor.
İş yaşamı da benzer durumları yaşıyor.
Bir insanın, bir üretim tesisinde yer almasının temel nedeni; işini düzgün yapmasıdır.
İşini doğru yapan insan, gerçekte “özel” bir şey yapmıyor.
Sadece yapması gerekeni yapıyor.
Ancak bazen, işin ötesine geçilir;
Akışı geliştiren bir müdahale,
Teknolojiyi değiştiren bir buluş,
Yeni bir heyecan…
Standart işin dışına çıkıp, yeni bir çözüm, yeni bir keşif…
İşte bu “standartları ve kendini aşmak”tır.
İşte o zaman, “alınan haz” hiçbir şeye benzemiyor.
Bunu gerçekleştirdiğinde insan, herkesten önce kendini “duyduğu haz” ile ödüllendirir.
Şirketlerde “işini iyi yapıyor” sözü burada hayat bulur.
Önce kişisel haz, sonra kurumsal hazlar…
Hayat; bu hazların toplamıdır…
Bir önceki yazı Yaşam enerjisi…


