“Kitap”lı Olmak…

“Kitap”lı Olmak…

Önce merakla başlar her şey.

Elimize aldığımız her kitap, merak konusudur.

Bazıları bizim hayatımızı değiştirecek kadar etkiler. Bazıları ise hayal kırıklığıdır.

Zamanla bu merak, kitabın içindekilerin yanı sıra, nesne olarak kitap tutkusunu da doğurur. Onlara dokunmak, onlarla aynı mekanı paylaşmak güzeldir.

Tutkuyla okuduğumuz her kitaptan aldığımız bilgi, hayatımızın tüm alanlarında bir karşılık bulur. Bu karşılıklardan aldığımız her olumlu sonuç ise, merakla başlayan süreci, kitap ve yazarına karşı garip bir hayranlığa dönüştürür.

Hayranlık, onun gibi olma isteğini tetikler ve “bir yazar” olmak aklımızdan geçer.

Bizim aktarabileceğimiz, yazabileceğimiz neyimiz var? diye düşünmeye başlarız.

Büyük yazar Jorge Luis Borges’in, “Her şey eninde sonunda kitap olmak için vardır” sözü, zihnin derinliklerinde sürekli çınlar.

Hayat… okuduklarımız… deneyimlerimiz… anılarımız…

Bir potada erimeye başlar.

Ve bir gün… Belki de farkına varmadan kalem kağıdın üzerinde akar.

Fabrika duvarlarının içindeki boşluğa kurduğun cümleler, kağıt üzerinde bir formül olur.

Yazmak bir tür kendini formüle etmek midir acaba?

Evet… Yazmak aslında kendimizi doğru ifade edebilmektir.

Boşlukta dolaşan sözlerimizi, düzene sokmaktır.

Ve en önemlisi yazmak; sırtımıza yumurta küfesini almaktır.

Boşlukta uçuşan sözlerimizden sorumlu olmayabiliriz.

Ancak yazdığımız her şeyden sorumluyuz.

Hele ki yazdıklarını uygulamak zorunda olan sanayici/yazar iseniz, bu daha da ağırdır.

Ölçü şudur; “yazdığım her şeyin karşılığını çalışanlarım ile birlikte uyguladım mı?”

Cevap evet ise, “kitap”lı olmak anlamlıdır…

Bir önceki yazı “Saz Çalmak“

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

Defterler…

‘Yazmak, her insanda uyuyan sistemi uyandırmak bakımından mükemmeldir ve yazan herkes de, yazmanın, içimizde olduğu halde daha önce farkına varmadığımız bir şeyi uyandırdığını fark etmiştir.’ Georg Christoph Lichtenberg, ‘Aforizmalar’ kitabında…

Devamını okuyun

Kitapçı…

Dijital devrim ile birlikte basılı kitap konusunda, dünyada ikircikli düşünceler oluşmaya başlamıştı. Özellikle tablet bilgisayarların ortaya çıkması, ‘artık kağıt üzerinde kitap düşüncesi tarihin sayfalarında yerini aldı’ gibi cümlelerin sıklıkla duyulmasına…

Devamını okuyun

Öğrenmeyi Sevmek…

Sanki dünyanın her noktasına konulmuş megafonlardan sürekli olarak; Bilgiyi tüket, Teknolojiyi tüket, İlişkileri tüket, Aşk’ı tüket, An’ı tüket, Kendini tüket… Tüket… tüket… tüket… sözcükleri seslendiriliyor. Nesnelerin tüketildiği bir dünyadan, “insanın…

Devamını okuyun