Ödül…

Ödül…

Birkaç gündür, Şili’li büyük ozan Pablo Neruda’nın 1971 yılında, Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığı sırada yapmış olduğu konuşmayı zihnimde dolaştırıyorum.

O heyecan veren konuşmasında Neruda; “… O unutulanlar, hayatımın bu en mutlu anında bana kendi cümlelerimden daha gerçek, sıradağlarımdan daha yüksek, okyanuslardan daha geniş görünüyor. İnsanlığın böylesine kalabalık bir parçasına ait olmaktan gurur duyuyorum. Azınlığa değil, çoğunluğa aitim ki onların görünmez varlığı bugün burada sarmalıyor beni.” diyerek, başarıya giden sürecin yapı taşlarına dair ipuçlarını veriyordu…

Birkaç gündür aklımdan çıkmayan bu konuşmadan herkes kendi payına bir şeyler çıkarabilir diye düşünüyorum…

Her şeyin “kişisel başarı”lara endekslendiği şimdiki zamanlara, geçmişin derinliklerinden seslenen Pablo Neruda, kişisel bir alan olan şiir dünyasında “insanlığın kalabalık bir parçasına ait olmak”tan söz ediyor.

Bugüne ne kadar yabancı bir cümle…

Çoğu kişi, bu konuşmanın Neruda’nın beslendiği alanları işaret ettiğini düşünebilir. Evet… Doğrudur.

Ancak şu bir gerçek ki, giderek unutulan “bir arada yaşamak”, “birlikte başarmak” duygularının, hayatı besleyen en önemli “duygu” olduğudur.

Bütün bunları düşünmeme sebep olan;

Geçtiğimiz hafta, SAP’nin düzenlediği yıllık zirvede İnovasyon dalında Gold Winner ödülünü AGT olarak biz kazandık…

Bu ödül, birlikte düşünmenin, birlikte üretmenin ve en önemlisi “birlikte başarma” duygusunun bizim adımıza en önemli göstergesi…

Genç bir şirket olarak, inovatif fikirlere önem vermemiz ve bunu sistemin her alanında uyguluyor olmamız, bu özel ödülü bize getirdi.

Bu başarı bir birimin değil, tüm çalışanlarımızın ve hatta onların ait olduklarını hissettikleri tüm çevrenin…

O nedenledir ki bir ödül, sadece bir ödül değildir.

Yeter ki insanlar ve şirketler, zirvedeyken de birlikte başarmanın ve birlikte olduklarının farkında olsunlar… En büyük altın madalya, “bu farkındalık”tır…

Bir önceki yazı Ansiklopedi…

Okumaya devam edin

İlgili yazılar

Tüm makaleler

“SENİ SEVİYORUM BABA” DİYEBİLMEK…

İnsan 16-17 yaşında, babasının kurduğu işte, iş hayatı ile tanıştığında, önünde örnek alabileceği tek insan doğaldır ki babası oluyor. Babam Ahmet Söylemez bir tarafta Fizik mühendisliğinin getirdiği “analitik zihni”, diğer…

Devamını okuyun

Biz, Birlikte Güçlüyüz…

Geçtiğimiz hafta İSO 500 listesi yayınlandı… Listeye baktığımda geçmiş 10 yıl gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti. Hatırlıyorum da AGT olarak 2006 yılında ilk defa bu listeye girdiğimizde, kurumsal…

Devamını okuyun

Geleceğe Kanatlanmak…

İnsanoğlunun uçma tutkusu, insanlığın tarihi kadar eskidir. Kuşlara bakıp, “böyle uçabilir miyim?” diyen ilk insanın duygularını bilmiyoruz, ancak bugün uçmaya dair çok şey biliyoruz. Tarih bize insanın uçma çabası için…

Devamını okuyun