Etiket

Mehmet Semih Söylemez

Sayfa 12 / 22

Üretmek İçin Yürümek…

Tarih, büyük yürüyüşlere tanıklık etmiştir. İnanç adına yapılanlardan, yeni yurt aramalara, hak arayışlarından, su kaynaklarına ulaşmaya kadar çok değişik nedenlerle insanlar yürümüşlerdir. Bu yürüyüşlerin bir kısmı, sadece yürüyenlerin kaderini değiştirmekle…

Zihin Berraklığı…

“Zihin neye benzer” diye sorulduğunda, cevap olarak kaç kişi “su” gibi der acaba? Su akar, Su berraktır, Su dokunur, Su uyumdur, Kısacası su varoluştur… Zihin; akabiliyorsa varlığını sürdürebilir, Zihin; berrak…

Yeni Kuşaklar – Yeni Umutlar…

İnsan umutlarıyla yaşıyor. Her güne, her yıla, hatta herkes kendi ömrüne umutla bakıyor. Umutlar arttıkça dünya güzelleşiyor, Umutlar azaldıkça dünyanın keyfi “gazı kaçmış gazoz gibi” oluyor. O yüzdendir ki, her…

Bahara Uyanmak…

Sokaklar gri, Gökyüzü gri, Deniz gri, Toprak gri, İnsanlar gri, Kısaca her şey gri… Günler geceler boyu süren tek tonlu bir dünya… Sonra bir gün; Uzaklarda, gökyüzünde bir grup kuş…

Cesaret…

Çocukluktan itibaren empoze edilen “korku”, gelişimin önünde aşılması gereken bir duvardır. Sürekli yeni korkular üreten mekanizmalar; hayatı “güvenli” sanılan dar bir alana sıkıştırır. Bu alan, ‘konfor alanı’ olarak tanımlanabilir. İnsanın…

Kaç Yaşındasın?…

İnsan hayatında “yaş” önemli bir yer tutar. Bir çocukla karşılaştığımızda, Yeni bir insanla tanıştığımızda, Yıllanmış duygusu veren insanlara… Şu soru hep sorulur; “kaç yaşındasın?”… Kısacası herkes yaş ile ilgili bir…

Üretmek ve Sevmek…

90’lı yılların en önemli çizgi filmlerinin başında “Voltran” geliyordu. Çizgi filmin beş kahramanı, “Voltran’ı oluşturalım” cümlesinin ardından birleşiyorlar ve doğaüstü güçlere sahip bir varlık ortaya çıkıyordu. O dönemde birlikte bir…

Bir Gün…

Fatih Sultan Mehmet bir Mayıs günü İstanbul surlarından içeri girdiğinde, Gutenberg matbaayı bulduğunda, Fotoğrafın bulunuşu ilan edildiğinde, Gustave Eiffel’in yaptığı çelik kule açıldığında, Henry Ford ilk arabayı ürettiğinde, Sovyet ordusu…

Kentler ve Silüetleri…

20. yy sanatını derinden etkilemiş olan Wassily Kandinsky, Moskova’yı uzak bir yerden gördüğü noktada durur ve “Moskova… Ne kadar dişi bir kent” der. Belki de Moskova’yı en iyi anlatabilecek cümlelerden…

Beyazın İçinde Olmak…

Beyaz bir kağıt, Beyaz bir duvar, Beyazlara bürünmüş bir dağ… Kısaca tüm beyaz yüzeyler. İster küçücük bir kağıt parçası, ister uçsuz bucaksız alanları kaplayan kar… Aynı anda hem boşluk hem…

İcat Çıkarmak…

Yeni bir düşünce, yeni bir anlayış, yeni bir buluş… Yeni bir gelecek düşüncesi. Kulağa çok hoş gelse de, “yeni”, çoğunlukla bir tepkiyle karşılaşır. İnsanlık tarihi boyunca bu tepki hep olmuştur…

Birlikte Başarmak…

Geçmişi kahramanlar üzerinden anlatmak, tarihe dokunmak anlamına geliyor. Tarih, kahramanların “resmi geçit” yaptığı bir alandır. Kahramanların resmi geçidi yok edilse, sanki insanlığın belleği silinecek. Binlerle ifade edilen yıllar, bir avuç…