Etiket

hayat

Sayfa 5 / 8

İşini Sevmek…

Bir bakkal dükkanını sabah ezanıyla açıyor, Bir manav tezgahtaki elmaları parlatıyor, Bir kasap buzdolabının camını siliyor, Bir servis şoförü öğrencileri okula götürüyor, Bir marangoz çırağıyla gazete serili tezgahta kahvaltı yapıyor…

Zihin Berraklığı…

“Zihin neye benzer” diye sorulduğunda, cevap olarak kaç kişi “su” gibi der acaba? Su akar, Su berraktır, Su dokunur, Su uyumdur, Kısacası su varoluştur… Zihin; akabiliyorsa varlığını sürdürebilir, Zihin; berrak…

Cesaret…

Çocukluktan itibaren empoze edilen “korku”, gelişimin önünde aşılması gereken bir duvardır. Sürekli yeni korkular üreten mekanizmalar; hayatı “güvenli” sanılan dar bir alana sıkıştırır. Bu alan, ‘konfor alanı’ olarak tanımlanabilir. İnsanın…

Bir Gün…

Fatih Sultan Mehmet bir Mayıs günü İstanbul surlarından içeri girdiğinde, Gutenberg matbaayı bulduğunda, Fotoğrafın bulunuşu ilan edildiğinde, Gustave Eiffel’in yaptığı çelik kule açıldığında, Henry Ford ilk arabayı ürettiğinde, Sovyet ordusu…

Öğrenmeyi Sevmek…

Sanki dünyanın her noktasına konulmuş megafonlardan sürekli olarak; Bilgiyi tüket, Teknolojiyi tüket, İlişkileri tüket, Aşk’ı tüket, An’ı tüket, Kendini tüket… Tüket… tüket… tüket… sözcükleri seslendiriliyor. Nesnelerin tüketildiği bir dünyadan, “insanın…

Altın Oran…

Her sabah yeni bir gün başlar… O günleri toplarız ve bir rakam ortaya çıkar… Bazen bu çıkan rakama “yaşımız” deriz, Bazen “yıllar” olarak ifade ederiz, Bazen de finansal veri olarak…

Eşik Zaman…

Hayat bize her gün yeni şeyler öğretiyor. Özellikle, geçişlerin, kırılmaların yaşandığı “eşik zaman”larda bu öğretiler yoğunlaşıyor. Her insanın hayatında “eşik zaman”lar farklı durumlarda ortaya çıkabilir. Kiminin iş yaşamındaki ilk günü…

Birlikte Başarmak…

Yaşlarımızla mı var oluruz, yoksa yaşımızı biz mi inşa ederiz? “Nasıl bir soru bu?” diyenlerin sesi gökyüzünde yankılanıyor. Nasıl yankılanmasın ki? Kimse “yaşsız bir ben” düşünmez. Doğduğumuz andan itibaren “yaş”ımız…

Basit…

Bir başarı öyküsünü dinlerken “bu kadar basit miydi?”… İçinden çıkılmaz gibi görülen bir problemi çözen kişiye; “demek ki basitmiş”… Bir fabrikayı gezerken, “bu kadar üretimi bu basit makinelerle mi yapıyorsunuz?”…

Kendinle Pazarlık Etmek…

Siyasette, diplomaside, ekonomide, artık her şey “pazarlık”larla yürüyor. Ticaret dediğimizde ise pazarlık; “ticaretin nirvanası” dır. Bazen insan “pazarlık yapmak için mi ticaret yapar?” sorusunu sorduran pazarlıklara herkes tanıklık etmiştir. Eskiden…

Ruhu Şarj Etmek…

“Şarj etmek” sözü, çocukluğumuzda çok fazla anlam ifade etmiyordu. Şarj edilen nesnelerin sayısı çok fazla değildi. Üretim yapanlar için ise, en önemli şarj edilen nesne, elektrikli forkliftlerdi. Bir tonluk pillerle…

Tanıklık Etmek…

Hayat nedir? diye sorulduğunda, “tanıklıklar”dır demek çok yanlış olmaz sanırım. Hayatın zenginliği ya da fakirliği, maddi olan ile değil, tanıklıkların azlığı veya çokluğu ile ilgilidir. Hayata ve çevremize ne kadar…